İzmir’de görülmeye değer ve kesinlikle çok güzel vakit geçirilecek bir yermiş Kuş Cenneti.
Çok yakınında oturuyor olmamıza rağmen bir defa pandemide gitmiştik ve ziyarete kapalı demişler, içeriye almamışlardı. Daha önce gitmeyi akıl edememişiz. O günden beri de ilk defa geçtiğimiz hafta gittik.
Kuş Cenneti, Çiğli’nin Çamaltı Tuzlası sahası içinde 40 bin hektarlık alanda konumlandırılmıştır. Doğal Yaşam Parkı’na yaklaşık 8 kilometre uzaklıktadır. Çiğli’den gitmek isterseniz sadece 10 kilometre ya da Karşıyaka’dan gitmek isterseniz de sadece 26 kilometre mesafededir.
Dilerseniz Karşıyaka sahilde başlayan bisiklet yolunu da kullanabilirsiniz. Sahilde başlayan bisiklet yolu, Kuş Cenneti’ne kadar gelebilmektedir. Kuş Cenneti tabelalarını takip ettiğinizde tam yolun ortasında kocaman bir yumurta heykeli görüyorsunuz. İşte tam bu mesafeden ortalama 6 kilometre sonra Kuş Cenneti Ziyaretçi Merkezi giriş kapısına ulaşıyorsunuz.
Kuş Cenneti İsmi Nereden Geliyor?
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin verilerine göre 300 civarında farklı kuş türünün alan içinde görüldüğü ve birçok kuş türünün de orada yumurtlayıp üreyerek çoğaldıklarını yazmaktadır. 30 bin civarında flamingo olduğu kayıtlarda geçmektedir. Ayrıca alanda kuşlardan başka hayvanların da var olduğu bilgilendirme tabelalarında yazıyor. Bu hayvanlar arasında yaban domuzları, yılkı atları, engerek yılanları ve bir takım sürüngenler mevcut.
Kuş Cenneti’ne araba ile gittik. Doğal Yaşam Parkı’nı geçtikten sonra yumurta heykelinden sağlı sollu alanda flamingoları görmeye başlıyorsunuz. Kıyılarda midye kabuklarını ve deniz börülcelerini görebiliyorsunuz. Kuşların üreme bölgelerini ve setlerini de görebiliyorsunuz.
Yolun sonunda Ziyaretçi Merkezi’nin otoparkına ulaşıyorsunuz. Otoparka aracınızı bırakıp içeride yürüyebilir, belediyenin ücretli bisikletlerinden kiralayabilir ya da buraya kadar kendi bisikletiniz ile de gelebilirsiniz.
İçeride İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir kafeterya mevcut. Biz gittiğimizde hafta içi olduğu için sakindi ve sadece tost, çay, kahve ve bazı soğuk içeceklerin olduğunu söylediler. Hizmet güzel ve temizdi. Fiyatlar da gayet uygundu. Tuvalet imkanı da mevcut. Güzel bir bahçesi ve kapalı alanı da var.
Kafeteryanın üst katınsan farklı farklı kuş sesleri geliyordu ve sorduğumuzda çok üzüldüğümüz bir bilgiyi öğrendik. Evde beslemenin yasak olduğu ve komşular tarafından şikayet edilmiş bazı papağan türleri, yabani kuş türleri burada şikayetler sebebiyle toplanıyor ve sonra ihale ile satılıyormuş. Bazen maymun ve sürüngenler de geliyormuş.
Kuş Cenneti’nde Bisiklet ile Gezmek
Bisiklet kiralayıp yaklaşık 2 kilometre kadar kuşları seyrederek yol aldık. Alan göz alabildiğine bir düzlük. Su birikintisi üzerinde kuşlar kimi guruplar halinde, kimi tek başına uçup yer değiştiriyorlardı.
İlk defa Sumru Kuşu gördüm orada mesela. Flamingolara ilk defa bu kadar yakın mesafede oldum ve bu kadar fazla gördüm. Karabataklar ve Yalı Çapkınları inanılmaz güzel görünüyorlardı. Bisiklet ile ilerlerken belirli aralıklarla gözlem kuleleri ile karşılaştık.
Etrafı alabildiğince görüntüleyebilmek için güzel yerleştirilmişler. Sanırım bir dürbün harika olabilirdi. Çok fazla zamanımız olmadığı ve hava sıcak olduğu için daha ileriye gidemeden çıkışa doğru ilerledik.
Dolayısı ile bu kuşların dışında bir hayvan cinsine denk gelmedik. Biz tam kafeterya hizasında bisikletlerimizi iade ediyorduk ki içeriye büyük bir bisikletçi gurubu giriş yapmış, dinleniyorlardı.
Güzel bir geziydi. Daha önceden gelmediğime çok üzüldüm. Ama daha tedarikli ve rahat, güzel bir günde kesinlikle yine gitmek istiyorum. Güzel bir Pazar günü ne yapacağınızı bilemezseniz, Kuş Cenneti’ne gitmeyi unutmayın. Doğayı ve hayvanları görmeyi seviyorsanız inanın çok keyif alacaksınız. Benden söylemesi.