• Ana Sayfa
  • Kategoriler
    • Yaşam
    • İçimden Gelenler
    • Gezi
    • Karavan
  • Hakkımda
Derya AVCI
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
    • Alıntılama ve Yeniden Kullanım

Her Şey Üst Üste Gel(m)iyor

Yazan: Derya AVCI 28 Ekim 2022
28 Ekim 2022

Hep seni buluyor değil mi? Bütün terslikler, bütün olumsuzluklar hep seni arayıp buluveriyor… Etrafına bir bakıyorsun; Herkes mutlu. Oysa sen öyle misin? Hiçbir şey istediğin gibi gitmiyor. Ne istesen hep tersi oluveriyor. Aklından geçirdiğin her şey imkansızlaşıyor. Ama nedense o olmasından hep korktuğun şeyler bir anda oluveriyor. Böyle durumlarda aklına hastane gelsin.

Hiç yabancı gelmedi okurken öyle değil mi? Çünkü hepimiz muhakkak en azından yazdığım cümlelerden birini aklımızdan geçirdik. Çünkü maalesef öyle olmadığımızı söylesek de kendimiz odaklı yaşıyoruz çoğu zaman.

Aklınıza Hastane Gelsin

İşte tam da böyle hissettiğiniz anlarda, dünya başınıza yıkılmasa da kesin yıkıldığını düşündüğünüzde karamsarlıktan içinizin şiştiği günlerde kendinize bir şok etkisi yaratıp şunu muhakkak yapın. Öylesine bile olsa hastane koridorlarında gezinin.
Telaş içinde, dizleri tutmasa da elinde tahlil kağıtları ile oradan oraya sürüklenerek yetişmeye çalışan Esma Teyze’yi görün.

Kim bilir nesi var diye bir düşünün. Yanında evladı da yok, kendi başına koşturmaya çalışıyor. Belki de gerçekten hiç kimsesi yoktur ya da ameliyata girmesi için hastanede bir odada yatan kırk yıllık kocası Tahsin Amca’nın tahlilleridir ellerindekiler. Kim bilir?…

Peki ya bir elinde çocuğu karnında yeni doğacak bebeği ile sıra bekleyen Gülsüm kardeş? Eve giderken mahalle bakkalına borç yazdırıp, akşama bir kap yemeklik bir şeyler alabilir mi diye düşünürken kara kara, bebeği için istenecek bir sürü tahlilden habersiz sıra bekleyip duruyor. Hayat ona hep beklemeyi öğretmiş.

Çaresiz Olmasın Yeter

Bunlar gözlerimin önüne gelen birkaç hayat sadece… O gün beni en çok etkileyen ise orta yaşlarda elinde sigarasını içerken telefonla konuşan o kadın oldu. Karşıda konuştuğu kişinin kardeşlerinden biri olduğunu anladım yanına yaklaşıp kahvemi yudumlarken. Muhtemelen Babasıydı hasta olan. Birkaç gün evvel hastaneye yatırmıştı kendi elleriyle Babacığını 7, 8 kişilik bir odada zorla bulduğu yatağa.

Yapılan testler, tahliller sonrası doktorun söylediklerini anlatıyordu kardeşine. Bir yandan da çözüm bulmasını istercesine… Doktor, Babasının böbreklerinin tamamen bittiğini, bir yıldır neredeyse hiç vücuduna su girmemiş gibi böbreklerinin çürüdüğünü ve diyaliz olmaz ise yaşayamayacağını söylemişti kadına.

Ağlamaklı ama oldukça güçlü sesle, karşıdaki kardeşinden destek bekliyordu. Diyalize getirip götürmek zorunda olduklarını, birlikte bu tedavi ve bakımı üstlenmelerini istiyordu çaresizce. Çalışıyordu muhakkak, Anne olduğu da belliydi. Babasını yalnız bırakamazdı. Çocuklarını da düşünmeliydi ve onların geçimini sağladığı işinden de izin alamazdı. Ardı ardına yakıyordu sigarasını, kafası karışık ve yorgundu.

Ölüm Akla Düşünce

Biraz daha ileride sessiz çığlıklar yükseliyordu acı acı küçük kalabalığın içinde. Acı kayıpları vardı belli. Aralarından en dinç ve sakin olanı, yapılacakları anlatıyordu. Kim alacaktı cenazeyi, nereye götürülecekti, sonra nasıl olacaktı defin işlemleri?

Sakindi ama elbette içi yanıyordu. Belki de ailede bu görev ona çoktan verilmişti. Sahiplenmişti görevi, birilerinin dinç olması gerekiyordu çünkü. Sessizdi çığlıklar, kader diyorlardı ve ecele yüklüyorlardı bu vakitsiz ayrılığı…

Nasıl? İyi Geldi mi Şimdi?

Bir sarsılma oldu mu okurken? Etkisini gösterdi mi hafiften? Ama en etkilisi canlı canlı görmek emin olun. Daha tesirli. Bunlar sadece aklımda iz bırakan karelerden bir kaçı.

Aklının öyle karıştığı, her şeyin kötüsünün üzerine geliyormuş gibi olduğunu düşündüğün zamanlarda illa ki bir hastane görmek ve sendelemek mi lazım? Başkalarının hayat mücadelesi verdiğini gördüğünde, kafana taktığın o saçma sapan konuların ne kıymetsiz olduğunu böyle mi anlayacaksın?

Sen o işin ile ilgili ufacık mevzuyu büyütüp etrafı kırıp geçerken, tatile nereye gitsek diye düşünürken, sabah kalkıp ne giysem, akşama ne yemek pişirsem diye kafanı yorarken, hastanelerde bir yudum kan bulursa ya da doktorun verdiği ilacı satın alabilecek parayı bulabilirse hastası hayata bağlanacak onlarca insan var.

Düşün Bir Kere;

Senin üzerine geliyor dediğin şeylerin altında, başkalarının enkaz altında kalmış yaşam mücadelesi var. Bil istedim…

hastaneiçimden gelenler
Derya AVCI

İsmim Derya. Lise yıllarımdan beri yazmayı çok isteyip gazeteci olmayı arzu etmiştim. Fakat eğitim sistemine o dönem gelen novasyonların sonucu yapılan testler benim sayısal okumamı ön görmüştü ve ben de dönemin müthiş araştırmalarına karşı koyamayıp mühendislik okudum. AMa yazmak hep içimde kaldı. İşte ben de buradan hem ölmeden önce yapılacak listeme bir "yapıldı" notu ekliyor hem de sizlere ulaşmanın mutluluğunu yaşayıp mutlu oluyorum. Keyifli okumalar dilerim.

Dikkatinizi Çekebilir

15 Tatil Retrosu: Sömestr Tatili

3 Şubat 2023

Hoş Geldin Yeni Yıl ve Yeni Umutlar

6 Ocak 2023

Senin İçin 2022 Nasıldı?

30 Aralık 2022

Yazmak Nereden Aklıma Geldi?

9 Aralık 2022

Ne dersin?

14 Ekim 2022

Beni Takip Edin

Instagram Linkedin Youtube Spotify

Güncel Paylaşımlarım

  • Haydi Motokaravancılar Fikrinizi de Alın Gelin

    1 Ocak 2026
  • 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

    23 Nisan 2025
  • Yeni Bir Macera Yükleniyor

    17 Nisan 2025
  • Hoş Geldin Ekim: Yenilikler ve Düşlerle Dolu Bir Ay

    1 Ekim 2024
  • Orman Neydi?

    3 Eylül 2024
  • Instagram
  • Linkedin
  • Youtube
  • Spotify

@2022 - Bütün hakları saklıdır. WEBCEN Bilişim tarafından hazırlanmıştır.


En Üste Dön
Derya AVCI
  • Ana Sayfa
  • Kategoriler
    • Yaşam
    • İçimden Gelenler
    • Gezi
    • Karavan
  • Hakkımda
Derya AVCI
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
    • Alıntılama ve Yeniden Kullanım