Merhaba Her Birinize;
Ben ve ailem 2020 yılında aldığımız çekme karavanımız ile başladık bu doğa aşkı dolu hayata.
Yaklaşık 4 yıl boyunca İzmir’de farklı özel işletme ve ormanlık kamplarda ücretli sabitleme yaparak gördük ve öğrendik bu hayatın iyi ve zor yanlarını (kötü demedim; dikkatleri çekerim)
Çekme Karavan Alırken Amacımız Neydi?
Amacımız gezmekti aslında ama daha ilk kampta karşılaştığımız bir grup daha o günden dostumuz olacaklarının ışıltısını vermişti.
En güzel dostlukların ilk tohumlarını daha o ilk kampta attık. ‘Biraz hızlı sevdiler bizi 🙂 Onlar karavanlarını sabitlemişlerdi. Hafta sonları şehirdeki evlerinden git – gel yapıyorlardı.
Bize de daha ilk akşamdan “gitmeyin bir yere, siz de kalın ve sabitleyin” dediler. Kampçılığın, karavancılığın demek ki böyle bir şekli de varmış dedik, kabul ettik. Karavanımızı denize nazır bulunduğu yere sabitleyip hemen sonraki hafta nasıl geleceğimizin heyecanını yaşadık. Öyle bir kaldık ki aynı grup ile 4 yıl farklı kamp alanlarında sabitleyerek birlikte kamp kamp gezdik.
Yaz – kış, her hafta sonu, bulduğumuz ilk tatil fırsatında kamp alanında onları görmeye gidince aileden öte oldular. Her anı her duyguyu birlikte yaşadık.
Onlar hala devam ediyorlar. Arabayla ziyaretlerine gidince morallerimiz bozuluyor heveslerimiz kabarıyor.
Bizde Durumlar Nasıl Değişti?
Karavanımızı daha fazla yaşlanıp yıpranmadan yeni bir proje için satmak istedik. Hem de o kadar çok sabit kalmıştık ve yayılmıştık ki biraz hareketlenmek istedik. (Kaldığımız bir kamp alanında bahçemiz vardı, çiçeklerimiz zeytin, limon ağaçlarımız vardı bahçemizde). Bu yüzden kısa bir süre önce aldığımız araç üstü çadırımızı biraz daha aktif kullanmak istedik. Bir römork alıp çadırı onun üzerine montajlattık. Oldukça keyifli ve gerçekten hareket kabiliyetinin yüksek olduğu tam bir kamp ekipmanıydı. Çünkü kendi yaptığımız inovasyonlar ile, mutfak alanı, içinde buz dolabı, buz makinası, ocak vardı. Giyinme ve wc çadırımız dahi vardı.
Çok keyifliydi aslında. Çünkü insanlar bir türlü anlamıyordu gördüklerinde.Ne çadıra benziyordu ne karavana. O yüzden oldukça ilgi çekiyordu. Şaka bir yana bir kaç seyehatte 2000 civarı takipçi kazandı hesabım 😉 ekmeğini yedik yani havalıydı.
Sonra ne mi oldu?Oldukça güzeldi ama yaşımıza göre çok daha önce yapmamız gereken bir sistem olduğunu fark ettik,
Bir rüzgarlı kamp gecesi tepede çadır içinde fırtınaya yakalanınca zar zor kapatıp eşyaları toplayınca eşimle;
“Biz bu işi 30lu yaşlarda genç ve dinamik iken yapsak daha keyifli olacakmış; bu yaşta zor bu iş” dedik ve paylaşımlarımızı görüp çok ısrarla isteyen güzel bir kampçı aileye sattık.
Şimdi Ne Durumdayız Peki?
Karavanımızı satmamızın ardından römork üstü çadırı da satınca şu an elde avuçta arabanın arkasına veya tepesine takacak bir şeyimiz kalmamış oldu.
Ayrıca bir de LGS diye bir gerçeğimiz olunca bu yıl; evladımıza haksızlık etmeyelim, duyarsız davranmayalım istedik. Kampa gitmek istesek dersane kalacak sen kal biz gidelim desek büyük sorumsuzluk olacak deyip beklemeye geçtik.
Eee bize ne bu kadar olaydan dediğinizi duyar gibiyim. 😀 😀
Ama tam da şimdi başlıyor konunun size geleceği yer.
Aslında blog sayfamda kült bir yazı ile çıktım bu konuyu.Bir ara okursanız mutlu olurum. Hem çok araştırılmış ve tecrübe edilmiş bilgi içeriyor hem de köşe kült yazısı olsun diye emek içeriyor.
Araştırdım inceledim yazdım ama o zamanlar çekme karavan kullanınca olay gerçekten çok bambaşkaydı. Şimdi mevzu tam da siz işin tecrübelilerine geldi.
Size Sesleniyorum : Motokaravan mı? Çekme Karavan mı?
Arkadaşlar;
Bu yaz tatilde seyahat anlarında motokaravancı dostları görünce kıskandım. Bakın öyle böyle kıskanmadım çok kıskandım. İstedikleri bir yerde kumsalda bile durup denize gir çık yapabiliyorlar. Market otoparkında geceleyebiyorlar. Çekme karavanda olduğu gibi kur indir yerleştir derdi yok. Kaptan arabayı sürerken arkada uyu kahveni hazırla kitabını oku serbest.
Çekme karavanla zaten hiç gezmedik ama biz hafta sonları gittiğimizde bile, bahçeyi aç, elektriği bağla, eşyaları yerleştir boşalt. Daha kamp alanında tamam yerleştim hadi oturalım diyene kadar bile yorgunluk içinde kalıyordum. Ama bir düşündüm ki, motokaravan da eşyan yerine sığacak kadar ve o seyahatteki ihtiyaçların kadar olacak. Hareket halindeyken bir yerde durmak istediğinde sandalyeni masanı çıkart yemeğini hazırla otur ye iç yada ne bileyim denizine gir. O alanda konaklamak makul değil ise git uygun olan yerde yerleşkeni kur. Hepsi anlık ve pratik göründü gözüme.
Zaten araç üstü çadıra üçümüz rahatça sığdık, yerimiz dar sorunu da yaşamadık. Tüm bunları görünce ben motokaravan almaya karar verdim.
Limit bütçe düşük. Ama en olabilecek halini istiyorum.
Biliyorum aracın kendisi, içinden daha önemli. Ama içi de güzel olmasın mı?

Haydi Gelsin Tavsiyeler
Ben çekme karavan alırken 1.5 sene araştırdım resmen tez yazdım. Şimdi o kadar vaktim yok. Bu da nasıl bir stres ise, vakti kendimiz geniş yada dar tutabiliriz aslında. Vaktim yoktan kastım aslında, tamam sınava daha çok var ama o vakte kalırsak fiyatlar uçacak sezon geliyor diye. Ufaktan hazırlanalım sınav bittiği gibi kimse tutmasın bizi 🙂
Arabamızı satıp bir kısmına karavan bir kısmına ayağı yerden kesecek (4 teker idare eder bir araç sadece arkadaşlar, az bütçe dedim lütfen iki araç alacağız diye Ferrari felan 🙂 sanılmasın) araç almayı istiyoruz.
Dolayısı ve özetle hazır yaşanmış tecrübelerle sizlere sormak istiyorum.
Dikkat etmemiz gerekenler neler?
Yaşanacak en zor anlar neler?
Ola ki beceremedik satılmaz riskini göz önünde tutup vazgeçin bu maceradan çekme alın diyen?
Sabitlemek istemiyorum. İzmir’de yaşıyorum. Cuma akşam en yakın yere bile gitsem dönmeden pazara kadar kalayım kafasındayım. Hani öyle ki, gidip sahilde içinde vakit geçirsem, yağmurlu bir havada kahvemi yudumlasam o darlandığım anlara ışık olacak enerji verecek gibi geliyor. Ne dersin?
Evet ben yazdım anlattım.
Şimdi cevaplarınızı alabilirim:
Lütfen cevaplarınızı aşağıdaki linke ( CEVAPLAR BURAYA yazısına ) tıklayarak reels video altına yazın.
Heyecanla bekliyorum.